Geçtiğimiz hafta masama üzerinde yalnızca adımın yazılı olduğu bir zarf bırakıldı.
Zarfı getiren Şifreci, gönderenin kimliğini sorduğumda loncasının yeminini tekrarladı. İkinci sorumda da aynı sözleri kullandı. Üçüncüsünü sormadım. Doskvol’da bazı mesleklerin dürüstlüğü, aynı cevabı kaç defa verebildikleriyle ölçülüyor.
Zarfın içinde, Lord Strangford’un Yanıkçukur’daki imalathanelerinden birine ait olduğu iddia edilen kayıtların kopyaları vardı. On bir sayfa, on dört isim. Bu on dört işçinin sözleşmeleri, geçen yıl içinde birer birer sona ermiş görünüyordu. Gönderen ise sayfaların kenarına aynı elle tek bir not düşmüştü: Sona eren sözleşmeleri değil, hayatlarıydı.
İsimleri ve tarihleri karşılaştırdım. On dört kişiden dokuzunun o imalathanede gerçekten çalıştığını doğrulayabildim.
Listeyi alıp Yanıkçukur’a, Çarşaflık’a gittim. Çamaşır iplerinin arasında alçak sesle konuşan bir grup işçi, ben yaklaşınca sustu. İpleri geçtiğimde, okuduğum yedinci ismi duyan bir kadın elindeki leğeni yere bıraktı.
“Timoth Grine mi? Sözleşmesi bitmiş, öyle mi?” Tepedeki konağa doğru başını çevirdi, sonra yeniden bana baktı. “Ben o adamın cenazesine gittim. Karısına iki gün yemek taşıdım; bütün sokak taşıdı. Siz şimdi bana hangi kâğıdın doğru olduğunu mu soruyorsunuz?”
Asıl sorun belgelerin sekizinci sayfasında ortaya çıktı.
O sayfadaki mühür, Kâtipler Sokağı’ndaki Kayıt Dairesi’nin baş kâtiplik mührüdür. Belge, geçen yılın Suran1 ayının 4’ünü taşıyor. Bu mührü taşıyan memur o makama Ulsivet’in1 12’sinde atandı. Atama kayıtlarını yıllardır tutarım. Arada altmış sekiz gün var.
Mührü, Kâtipler Sokağı’nda tanıdığım bir kâtibe gösterdim. Uzun süre konuşmadı.
“Olamaz,” dedi sonunda. “Malumunuz, mühür makamla gelir efendim.” Ardından söylediği hiçbir şeyin kendisine atfedilmemesi gerektiğini birkaç farklı biçimde açıkladı.
Lord Strangford’un temsilcilerine sorularımı ilettim. Ailenin hukuk temsilcisinden şu yanıt geldi:
“Lord Strangford’un müesseselerinin tedavüldeki bütün kanuni hükümlere münasip şekilde faaliyet ifa ettiği hususunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.”
Hangi kayıtların incelendiğini ve Timoth Grine’ın ölümünün araştırılıp araştırılmadığını ayrıca sordum. Yanıt gelmedi.
Şehir Meclisi’nin diğer beş üyesine de aynı soruları gönderdim. Bu sayı baskıya girene kadar hiçbirinden cevap gelmedi.
Bu nedenle belgeleri bugün yayımlamıyorum. Doğru olabilecek bir ölüm ile sahte olabilecek bir mührü aynı sayfada basmak, bu sayfaları hazırlayan kişinin işini onun yerine yapmak olurdu.
Arşivden son çıktığım akşam, Kâtipler Sokağı’nın köşesinde duran bir Mavi Urbalı, ben önünden geçene kadar defterine bir şey yazdı. Ne yazdığını sormadım.
Zarfı sakladım.
Mührü de.
Dipnotlar
-
İmparatorluk takviminin ayları. Mendar, Kalivet, Suran, Ulsivet, Volnivet, Elisar. ↩ ↩
