Terzihanenin karşısında oturan Bayan Vey, kuşu penceresinden izlediğini anlatırken ellerini önlüğüne sildi.
“Üç kere uçtu, üçünde de aynı yere döndü. Saydım. Kocamı almaya geldiklerinde de o çan çalmıştı. İnsan o sesi bir daha karıştırmaz.”
Sabahları sokağa kömür taşıyan Tovin ise başını salladı.
“Bacada karga görmüşler, ne olmuş? Karga dediğin bacaya konar. Bir de bana ayak izi soruyorlar. Yağmur yağdı dün, ayak izi olmayacak da ne olacak?”
Gazetemiz diğer komşulara da ulaşmaya çalıştı. Bir kadın daha sorumuz bitmeden kapısını kapattı. Köşedeki bakkal, “İsim yazacaksanız konuşmam,” diyerek bizi dükkânından çıkardı. İki evden ise kimse cevap vermedi; içeride ışık yanıyordu.
Terzihanenin sahibi aylardır ortalıkta görünmüyor. Çanın hangi ölüm için çaldığı doğrulanamadı. Bayan Vey, ertesi sabah pencerede ikinci bir perde gördüğünde ısrar ediyor. Tovin ise perdenin hep orada olduğunu söylüyor.
