Dört kişi geldiler, üç kişi kaldılar
Delik Kova'da masaya dört kadeh gitti, hesaba üç kişi itiraz etti. Dördüncüyü kalabalık yuttu; mahalle hâlâ sayıyor.
Gazetemize adsız bir zarf geldi: Strangford imalathanelerinde sözleşmesi "sona eren" on dört işçinin listesi. Dokuz isim doğrulandı; dosyadaki mühür ise tarihini taşıyan günde henüz kimsenin elinde değildi.

Delik Kova'da masaya dört kadeh gitti, hesaba üç kişi itiraz etti. Dördüncüyü kalabalık yuttu; mahalle hâlâ sayıyor.
Rıhtım'ın eski sofralarında artık yalnızca porsiyonlar küçülmüyor. Bir lokantanın arka masası aylardır boş; örtüsü ise her akşam yeniden seriliyor.
Altıkule'de ölüm çanının çaldığı, bir Ölügören Karga'nın da aylardır kapalı duran terzihanenin bacasına konduğu söyleniyor. Fakat o gece sokaktan bir cenaze çıkarıldığını gören yok.
Kargaayağı’nın beş haydudu, Mylera’nın verdiği soygun işi için İpekyalı’ya gider.
Bölümü okuBir hastamın yerine gittim. Kapıda bana başka birinin maskesini verdiler. Sabah, beni kurtaran kadının otopsisini yaptım.
Bölümü oku